Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Yeşil Boyalı Teknoloji Yalanı: Şarj Aletini Çalıp ‘Doğa’ Diye Yutturmak

Yeşil Boyalı Teknoloji Yalanı: Şarj Aletini Çalıp ‘Doğa’ Diye Yutturmak

10 Şubat 2026 • 08:00 MEMDUH BİÇER 36

Geçen hafta kapı çaldı. Kurye elime o meşhur markanın son model “amiral gemisi” telefonunun kutusunu tutuşturdu. Kutuyu elime aldığımda hissettiğim ilk şey heyecan değil, hafiflikti. O kadar hafifti ki, bir an “Acaba içi boş mu?” diye silkeledim. Hani marketten diyet bisküvi alırsınız, paketi havalıdır ama içi hava doludur ya; aynen öyle. Kutuyu açtım, telefon orada, bir tane de gariban şarj kablosu kıvrılmış yatıyor. Adaptör? Yok. Kulaklık? Hak getire. Peki neden? Çünkü teknoloji devlerimiz dünyayı kurtarıyorlarmış. Yerseniz.

Kutu Küçüldü, Yalan Büyüdü

Bize anlattıkları masal şu: “Sizin evde zaten eski şarj aletiniz var, biz kutudan bunu çıkararak karbon ayak izimizi azaltıyoruz.” Bak sen şu işe! Gözlerim yaşardı. Yahu arkadaşlar, biz yazılımcıyız, matematik biliriz, algoritma kurarız. Bize bu “yeşil” hikayeleri anlatırken arkadaki lojistik algoritmasını hiç mi hesaplamayacağımızı sandınız?

Olayın aslı şu: Kutuyu küçülttüler, evet. Bir palete daha çok telefon sığdırıyorlar, bu da nakliye maliyetini düşürüyor. Buraya kadar her şey şirketin kâr hanesine artı yazıyor. Peki, ben o telefonu aldığımda ne yapıyorum? Evdeki 5 yıl önceki, 5 Watt’lık, ısınınca tost makinesine dönen adaptörüm bu yeni canavarı şarj etmeye yetmiyor. Ne yapıyorum? Gidip paşa paşa bir de “hızlı şarj adaptörü” sipariş ediyorum.

A close-up comparison shot of a sleek, ultra-thin smartphone box sitting next to a bulky, heavily plastic-wrapped separate charger packaging, highlighting the irony of double waste, realistic style lighting

İşte dananın kuyruğu burada kopuyor. O adaptör bana ışınlanarak gelmiyor. O da ayrı bir kutuya konuyor, ayrı bir jelatine sarılıyor, ayrı bir kargo aracına yükleniyor ve evime geliyor. Tek bir kutuda gelecek olan ürün, şimdi iki ayrı lojistik operasyonuyla, iki ayrı ambalaj atığıyla geliyor. Hani doğayı koruyorduk? Hani karbon ayak izi? Bu yaptığınız düpedüz “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” atasözünün Silikon Vadisi versiyonu.

Eski Adaptörünle Vedalaş, Çünkü O Bir Çöp

Bir de şu “Evde zaten var” argümanına bayılıyorum. Hangi evde var? Hangi standartta var? Teknoloji dünyasında bir yıl, köpek yaşı gibi yedi yıla bedeldir. Üç sene önceki şarj teknolojisiyle bugünkü bir mi? Adamlar telefona 120 Watt hızlı şarj desteği koymuş, “Evdeki adaptörü kullan” diyor. Evdeki adaptörümle o telefonu şarj etmem, Pazar günü öğleden sonra başlayan bir Windows güncellemesi kadar uzun sürer.

Dahası, kutudan çıkan kablonun iki ucu da USB-C. Ama evdeki eski adaptörlerin çoğu USB-A (o geniş, dikdörtgen olanlar). Hadi bakalım, elindeki kablo eski adaptörüne uymuyor. Ne yapacaksın? Mecbur yeni adaptör alacaksın. Bu, planlı eskitmenin donanım tarafındaki en sinsi halidir. Yazılım güncellemeleriyle telefonumuzu yavaşlattıkları yetmedi, şimdi de donanımımızı eksilterek cüzdanımızı hafifletiyorlar.

A drawer full of tangled, obsolete cables, power bricks, and electronic waste from different eras, dusty and chaotic, showing the incompatibility of tech accessories, high detail photography

Sürdürülebilirlik mi, Sürdürülebilir Kâr mı?

Bu “çevrecilik” maskesi altında yapılan maliyet kısıntısı, milyar dolarlık şirketlerin bilançolarında devasa kârlar olarak sırıtıyor. Bir adaptörün maliyeti onlara belki 2-3 dolar. Ama milyonlarca telefon sattıklarında bu rakam devasa boyutlara ulaşıyor. Üstüne bir de o çıkardıkları adaptörü bize “aksesuar” adı altında 20-30 dolara satıyorlar. Çifte kavrulmuş kazanç! Biz de “Doğayı koruyoruz” diye kendimizi avutuyoruz.

Eğer gerçekten samimi olsalardı, gerçekten dertleri gezegenin geleceği olsaydı, şarj aletini kutudan çıkarmak yerine, cihazları daha tamir edilebilir yaparlardı. Arka kapağı açıp bataryayı değiştirebilmemize izin verirlerdi. Ama yok, her şey birbirine yapıştırılmış, açmaya kalksan elinde kalıyor. Çünkü amaç cihazın ömrünü uzatmak değil, aksesuar satışını maksimize etmek.

Bu gidişatın sonu nereye varacak dersiniz? Yakında telefon kutularından ekranı da çıkarırlar mı? “Evinizde zaten akıllı TV var, görüntüyü oraya yansıtın, ekran üretmeyerek cam israfını önlüyoruz” derlerse şaşırmayın. Biz de elimizde sadece işlemci ve bataryadan oluşan bir tuğlayla gezeriz artık.

Velhasıl kelam, teknoloji güzel şey, yenilikleri seviyoruz, incelemeye bayılıyoruz ama zekamızla alay edilmesine tahammülümüz yok. Yeşil boyalı yalanlara karnımız tok. O şarj aletini kutuya geri koyun ya da fiyatı o oranda düşürün. Gerisi lafügüzaf.

E-Posta
MEMDUH BİÇER
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x