Bugün Bile Hatırladığımız 5 Nostaljik Detay: Efsane İşletim Sistemi Symbian

Dokunmatik ekranların hayatımıza hâlâ hakim olmadığı, klavye tuşlarının verdiği tatlı dokunuşu özleyenlerin hafızasında, Nokia’nın hakimiyetini sürdürdüğü tatlı bir dönem vardır. Bu dönemde, Symbian işletim sistemi yalnızca bir yazılım değil, bir neslin ortak anısına dönüşüverdi. Şimdi, bu efsanenin neden hâlâ canlı olduğuna dair kısa bir yolculuğa çıkalım.

Birleşen eller ve açılış melodisi Her şeyin başladığı an, güç tuşuna dokunulduğunda ekranda beliren iki elin simgelediği o ikonik sahnedir. Ardından yükselen polifonik melodi, yalnızca bir telefonu açmakla kalmaz, bize internete sıkışıp kalan, basit WAP dünyasına adım attıran kapıyı aralamıştır. O ses, teknolojiyle kurduğumuz ilk sıcak bağın sesli damgasıydı.
Günlerce süren pil ömrü O dönemlerin en çok konuşulan yanlarından biri de bitmek bilmeyen enerji testiyle ilgili duyduklarımızdı. Şarj cihazını unutsak bile, bu cihazlar o kadar dayanıklıydı ki tatil için çıktığımız yolculuklarda bile bizi yarı yolda bırakmazdı. Sağlamlık kavramı, bu telefonlarda adeta bir standarttı.

Kişiliği olan cihazlar ve cesur tasarımlar Tasarım konusunda verilen cesur kararlar, Symbian döneminin en çok hatırlanan yanlarından biriydi. Siyah kare ekranlar arasına sıkışıp kalanların aksine, her bir model kendine özgü bir karakter taşıyordu. Kızaklılar, kapaklılar, tam klavyeli versiyonlar, hatta kalemli ve oyun yakınları bile, teknolojinin ne kadar eğlenceli ve yaratıcı olabileceğini gösteriyordu.
Bluetooth üzerinden paylaşılanan dosyalar ve mobil oyunların doğuşu Bu dönemde dosya transferleri için Bluetooth zemini üzerinde atılan adımlar, bugün uygulama mağazalarının temelini oluşturan deneyimleri barındırıyordu. Oradan geçen sis uzantılı dosyalar, arkadaşlar arasında sınırları zorlayan oyunlar ve dosya paylaşımlarının heyecanlı dünyasını kurdu. Efsanevi yılan oyunlarıyla başlayan seri, FIFA ve Asphalt gibi oyunlara kadar uzanan bir keşif yolunu ortaya çıkardı.

Cebimizdeki ilk multimedya bilgisayarları N serisiyle birlikte gelen multimedya odaklı modeller, kamerayı arka kapağıyla açan tasarımı ve 3G ile görüntülü görüşme imkanıyla sansasyon yaratmıştı. Bu cihazlar, ofis dosyalarını taşımak ve kaliteli müzik dinlemek gibi deneyimleri sığdırarak, akıllı telefon kavramını gerçekten hayatımıza sokan öncülerin başında geliyordu.








