Altın: 2009’dan Bu Yana En Yüksek Aylık Performans ve Başlayan Toparlanma

Küresel jeopolitik gerilimlerin sürmesi ve ABD’nin Grönland konusundaki ısrarı ile Avrupa’daki tansiyonlar, ABD Merkez Bankası’na (Fed) dair gevşeme beklentilerinde belirgin bir değişim yaratmıyor. Bu durum, doların değer kaybetme eğilimini sürdürmesiyle desteklenen değerli metallere olan talebi canlı tutuyor. Ayrıca ABD federal hükümetinin kısmen yeniden kapanması endişeleri ve Çin’deki talep artışının etkisiyle altın piyasasında hareketlilik devam ediyor.
Ocak ayında altının onsu, yıl başında 4.313 dolar olan seviyeden 5.598 dolara kadar yükseldi ve ayın son işlem gününde görülen kar satışlarıyla yüzde 10,13’lük bir düşüş kaydetti. Ancak aynı dönemde yatırımcılar için altın, çift haneli bir aylık getiri sağlamayı başardı; ocak ayında ons başına getirisi %12,42 oldu ve bu, son 16 yılın en iyi aylık performanslarından biri olarak değerlendirildi.
ALTIN YÜKSELİŞİ, BİR KİMYASAL YAPI DEĞİL, BİRKAÇ FAKTÖRÜN BİR ARAYA GELMESİYLE GERÇEKLEŞİYOR Altında görülen artış, yatırımcıların devlet tahvillerinden ve para birimlerinden çıkışa yönelmesiyle hız kazanıyor. Küresel ticaretteki endişeler, büyük mali harcamalar ve ABD’nin yeni politikalarıyla dolar üzerinde baskı oluşması, değerli métalleri bazı alıcılar için daha cazip hâle getiriyor. Jeopolitik riskler ile Fed’in bağımsızlığına ilişkin endişeler, bu yıl itibarıyla altın fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor. Bu artışta tek bir tetikleyici değil, birden fazla unsur bir araya geliyor. “Devlet tahvilleri ve para birimlerinden uzaklaşma eğilimi” olarak tanımlanan trend, doların zayıflamasıyla birlikte yatırımcıları altına yönlendiren başlıca dinamikler arasında yer alıyor.
Ole Hansen, Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı; “Yatırımcılar, dövizlerdeki değer kaybını korumak amacıyla debasement trade adı verilen yönteme yöneliyor ve bu da doların zayıflamasıyla paralel olarak değişkenlik gösteriyor.” şeklinde açıklıyor. Hansen ayrıca federal hükümetin kapanması ve Fed’e ilişkin belirsizliklerin dolar üzerinde baskıyı sürdürdüğünü belirtiyor; bu süreçte endüstriyel gümüş talebinin düşmesiyle yatırımcıların odak noktası altında olabilir diyor. Kontrolsüz borçlanmanın etkisiyle itibari para birimlerine olan güvenin azalması ve ABD’nin dünya çapında konumunun zayıflamasıyla doların değer kaybetmesi, altın ve gümüş fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.
ABD’DEKİ POLİTİKA BELİRSİZLİĞİ ve jeopolitik risklerin yükselişi, yatırımcıları güvenli liman arayışına yöneltiyor. Hamad Hussain, Capital Economics İklim ve Emtia Ekonomisti, altın fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasını sağlayan bir araya gelen faktörler zincirinin etkili olduğunu ifade ediyor ve “Doların son dört yılın en düşük seviyelerine gerilemesi” ile Grönland ve İran’a yönelik tehditlerin artmasıyla güvenli liman talebinin güçlendiğini vurguluyor. Ayrıca politika belirsizliğinin talebi yükselttiği kaydediliyor. Hussain, yakın vadede altın için yukarı yönlü ivmenin korunacağını belirtiyor.
ALTIN VE GÜMÜŞ’TEN YENİDEN YÜKSELİŞ Günü toparlayarak başlayan altının gramı 6.818 TL civarında işlem görüyor; gümüş onsu ise 84,8 dolar seviyesinde seyrediyor. Dün yaşanan düşüşe karşı bugün gram altın 6.514 TL’den kapanış yaparken, çeyrek altın 11.513 TL ve Cumhuriyet altını 46.124 TL’den alıcı buluyor. Ons altın bugün 4.876 dolar civarında işlem görüyor; gümüş onsu ise yaklaşık 86,3 dolar seviyesinde. Analistler, jeopolitik riskler, doların zayıflaması, Fed’in bağımsızlığına dair endişeler ve Çin talebinin devam etmesiyle değerli metallerdeki toparlanmanın güç kazanacağını öne sürüyor.
KÜRESEL PİYASALARDA ALTIN VE GÜMÜŞ TOPARLANIYOR Ocak sonunda ons 5.598 dolar zirvesini gördükten sonra gelen satışlar etkisini gösterdi ve 2 Şubat itibarıyla ons 4.923 dolar düzeyine kadar geriledi. Ancak haftanın ikinci işlem gününde altının onsu %5,82 artışla bu seviyeden toparlandı. Benzer şekilde gümüş de 30 Ocak’ta yaşadığı sert düşüşten sonra bugün %8 değer kazanarak 86,3 dolardan işlem görüyor. ABD’de federal hükümetin kısmi kapanması ve kritik istihdam verilerinin yaklaşması, yatırımcıları güvenli liman arayışına itiyor. Başkan Trump’ın Warsh adaylığı nedeniyle doların güçlenmesini bekleyenler olsa da jeopolitik riskler piyasaları desteklemeye devam ediyor.












