Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Parasını Ödediğin Donanıma ‘Abonelik’ Haracı: Mülkiyetin Ölümü

Parasını Ödediğin Donanıma ‘Abonelik’ Haracı: Mülkiyetin Ölümü

01 Şubat 2026 • 08:00 MEMDUH BİÇER 36

Geçen sabah, Ankara ayazının iliklerime işlediği o meşhur sabahlardan birinde, yeni aldığım –markasını vermeyeyim, reklamın iyisi kötüsü olmaz ama bedduası olur– “akıllı” arabama bindim. Titreye titreye ekrana dokundum, koltuk ısıtmayı açacağım. Karşıma çıkan uyarı aynen şuydu: “Bu özelliği kullanmak için aboneliğinizi yenileyin.”

Bir saniye durup düşündüm. O koltuğun içinde ısıtma rezistansları var mı? Var. Kablolar çekilmiş mi? Çekilmiş. Düğme orada mı? Orada. Arabayı alırken bu donanımın parasını, gümrüğünü, ÖTV’sini, KDV’sini ödedim mi? Fazlasıyla ödedim. Peki neden kendi malımı kullanmak için her ay Almanya’daki bir sunucuya haraç ödemek zorundayım?

Hoş geldiniz dostlar. Mülkiyet kavramının cenaze namazına hoş geldiniz. Artık sahip olduğunuzu sandığınız hiçbir şey aslında sizin değil.

A high-tech car dashboard close-up, displaying a "Subscription Required" error message on the screen while a hand tries to press the heated seat button. The background shows a frosty, cold morning outside the window. Photorealistic style.

Deli Dumrul Yazılımları

Bir yazılımcı olarak size işin mutfağını anlatayım. Eskiden bir ürün tasarlardık, kodunu yazar, cihazın içine gömer ve satardık. Bitti gitti. Ama sonra Silikon Vadisi’ndeki kravatlı abiler, “Sürekli Gelir Modeli” (Recurring Revenue) diye bir zehir keşfettiler. Dediler ki; “Biz bu adama arabayı bir kere satıyoruz, sonra 10 sene yüzünü görmüyoruz. Neden her ay cebine el atamıyoruz?”

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Bugün satın aldığınız donanımlar, aslında kilitli birer kutu. Anahtarı ise üreticinin elinde. BMW’nin koltuk ısıtma aboneliği, Mercedes’in “daha hızlı hızlanma” için istediği yıllık ücret… Şaka değil bunlar. Adamlar, motorun zaten yapabildiği bir performansı, yazılımla kısıtlayıp, kilidi açmak için senede 1200 dolar istiyorlar. Yahu motor benim, beygir benim, benzin benim; sana ne oluyor?

Bu, düpedüz dijital gaspçılıktır. Fiziksel dünyada bunun karşılığı şudur: Evinizi satın alıyorsunuz, tapusu sizde, ama müteahhit gelip “Salona girmek istiyorsan aylık 500 lira aidat vereceksin, yoksa kapıyı kilitlerim” diyor. Kabul eder misiniz? Etmezsiniz. Ama teknoloji kılıfına sokulunca “inovasyon” diye yutturuyorlar.

Mürekkep Lekesi Değil, Utanç Lekesi

Bu işin piri, atası kimdir derseniz, hiç düşünmeden yazıcı üreticilerini gösteririm. Özellikle o iki harfli meşhur marka… Yıllardır bize, litresi insan kanından daha pahalıya gelen mürekkepleri sattıkları yetmedi, şimdi de “HP Instant Ink” gibi saçmalıklarla, yazıcının internete bağlı olmasını ve kredi kartınızın tanımlı olmasını şart koşuyorlar.

Geçenlerde bir dostumun başına geldi; kartuş dolu, yazıcı sapasağlam ama çıktı alamıyor. Neden? Kredi kartının son kullanma tarihi geçmiş, sistem 2 dolarlık aylık ödemeyi çekememiş. Yazıcı kendini kilitlemiş. Evinizin baş köşesinde duran alet, uzaktan kumandalı bir tuğlaya dönüşüyor. Kendi paranızla aldığınız kartuşu, “abonelik iptal edildi” diye kullandırtmıyorlar.

An office printer wrapped in heavy iron chains and a padlock. The printer's small LCD screen shows a sad face emoji and a dollar sign. The setting is a dimly lit home office. Cinematic lighting.

Bu firmalar donanımı ucuza, hatta zararına satıyorlar. Çünkü asıl amaç size o plastik kutuyu satmak değil; sizi o ekosisteme hapsedip, ömür boyu kanınızı emmek. Donanım artık bir ürün değil, bir “hizmet terminali”. Ve siz, o terminalin sahibi değil, sadece kullanıcısısınız.

Tarlada Hacker Olmak

İş sadece lüks arabalarda veya evdeki yazıcıda kalsa “lüks tüketimdir, almayın kardeşim” der geçeriz belki. Ama iş ciddiye bindi. Çiftçilere bakın. John Deere traktörleri… Adam milyonlarca lira döküp traktör alıyor, tarlanın ortasında motor arıza veriyor. Kaputu açıp tamir etmesi yasak! Yazılımsal kilit var.

Sadece yetkili servis gelip o kilidi açabilir. Servis gelene kadar hasat mı yanar, ürün mü çürür, kimsenin umurunda değil. Ne oldu peki? Amerikan çiftçisi, Ukraynalı hackerlardan “crack”li yazılım satın alıp kendi traktörünü hacklemeye başladı. Distopik bir siberpunk romanı gibi değil mi? Buğday hasadı yapmak için traktörüne korsan yazılım atan çiftçiler…

Bu “kullanım hakkı” dayatması, tamir hakkımızı (Right to Repair) da elimizden alıyor. İçini açamadığın, müdahale edemediğin, parçasını değiştiremediğin şey senin değildir. Nokta.

Kafesteki Maymun Olmayalım

Yazılımcı gözüyle bakınca görüyorum; bu kodları yazmak zor değil. Zor olan, bu ahlaksızlığı iş modeli diye sunan pazarlamacıların yüzüne bakabilmek. Bir `if` bloğu ile donanımı kilitlemek, teknolojik bir başarı değil, ticari bir kurnazlıktır.

A conceptual illustration showing a human hand reaching for a physical object (like a steering wheel or a coffee maker), but the object is dissolving into binary code (0s and 1s) and floating away towards a cloud icon in the sky.

Eğer biz tüketiciler olarak “Buna da şükür” deyip sesimizi çıkarmazsak, yarın buzdolabınız “Aboneliğiniz bittiği için buzluğu -18 derecede tutamıyorum, +4 dereceye çekiyorum” diyecek. Akıllı ayakkabınız “Bu ayki adım kotanızı doldurdunuz, bağcıklarınızı gevşetiyorum” diyecek.

Mülkiyet haktır. Parasını ödediğim metalin, plastiğin, silikonun içindeki elektronları nasıl koşturacağıma ben karar veririm. Firmalar donanım satmayı bırakıp, bize hava satmaya başladılar. Ve ne yazık ki, cüzdanlarımızı o havanın parasıyla dolduruyorlar.

Bir sonraki teknolojik oyuncağınızı alırken özelliklerine değil, sözleşmesine bakın. Yoksa yakında kendi evinizdeki eşyaların kiracısı olacaksınız. Ve inanın bana, o ev sahibi hiç de insaflı değil.

E-Posta
MEMDUH BİÇER
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x