Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Dokunmatik Ekran Terörü: Fiziksel Tuşlara Savaş Açan ‘Modern’ Cimrilik

Dokunmatik Ekran Terörü: Fiziksel Tuşlara Savaş Açan ‘Modern’ Cimrilik

30 Ocak 2026 • 08:00 MEMDUH BİÇER 74

Geçen hafta kiraladığım o “son model” SUV’nin direksiyonuna geçtiğimde, kendimi bir otomobilden ziyade tekerlekli bir iPad’in içinde hissettim. Hani şu lansmanlarda “geleceğin kokpiti” diye pazarlanan, içinde neredeyse hiç fiziksel tuş barındırmayan o meşhur tasarımlardan bahsediyorum. Hava biraz sıcaktı, klimayı açmak istedim. Eskiden olsa ne yapardım? Gözümü yoldan ayırmadan elimi sağa atar, o tırtıklı yuvarlak düğmeyi bulur ve “çıt çıt” diye iki kademe çevirirdim. İşlem süresi: 0.5 saniye. Dikkat kaybı: Sıfır.

Peki, bu teknoloji harikasında ne yaşadım? Önce ana ekrana dokun, oradan “İklimlendirme” ikonunu bul (tabii araba sarsıldığı için ilk seferde yanlışlıkla radyoyu açtım), sonra açılan alt menüden fan hızını ayarla, yetmedi bir de sıcaklık çubuğunu parmağınla kaydır… Tüm bu süre boyunca gözüm yolda değil, o lanet olası cam parçasına kilitlenmiş durumdaydı. Saatte 120 kilometre hızla giderken, sadece serinlemek için hayatımı tehlikeye attım. İşte o an karar verdim: Bu bir gelişme değil, bu düpedüz bir tasarım cinayeti.

Minimalizm Yalanı, Muhasebe Gerçeği

Bize bunu “minimalizm” diye yutturuyorlar. “Sadeleşiyoruz, tuş karmaşasından kurtuluyoruz” diyorlar. Külliyen yalan. Bir yazılımcı olarak size bu işin mutfağını anlatayım. Olayın estetikle uzaktan yakından alakası yok; olay tamamen “Bill of Materials” yani malzeme listesindeki maliyeti düşürmekle ilgili.

Bir otomobilin ön konsoluna 20 tane fiziksel tuş koymak ne demek biliyor musunuz? 20 ayrı plastik kalıp, her tuşun arkasına mekanik anahtarlar, o anahtarları ana karta bağlayacak metrelerce kablo, lehim işçiliği ve montaj süresi demek. Bu, üretim bandında ciddi bir maliyet ve zaman kaybıdır. Üreticiler için kâbus.

A split-screen comparison image. On the left, a complex wiring harness typical of older cars with many physical buttons. On the right, a sleek, single touchscreen dashboard with just one ribbon cable connecting it, symbolizing cost reduction over functionality.

Ama her şeyi tek bir dokunmatik ekrana gömmek? İşte bu, üreticinin rüyası. Tek bir ekran paneli alırsın, arkasına tek bir kablo takarsın, geri kalan her şeyi yazılımla halledersin. Plastik yok, ekstra kablolama yok, montaj hatası riski minimum. Sizin “fütüristik tasarım” sandığınız şey, aslında fabrikanın muhasebe departmanında patlatılan şampanyaların bir sonucu. Biz buna inovasyon değil, “kullanıcı deneyiminden çalıp kâr marjına eklemek” diyoruz.

Yazılımın Kırılganlığına Emanet Edilen Hayatlar

Mesleğim gereği kodların ne kadar kırılgan olabileceğini iyi bilirim. En mükemmel yazılım bile “bug” barındırır, donar, çöker. Eskiden arabanın teybi bozulsa bile kliması çalışırdı, dörtlü flaşörü yanardı. Çünkü sistemler birbirinden bağımsızdı. Şimdi? Ekran donduğunda ne yapacaksınız? Geçenlerde bir arkadaşımın başına geldi; “akıllı” arabasının ekranı karardı ve adam buğulanan camları çözmek için klimayı açamadı. Otoyolun ortasında, elinde bezle cam silmeye çalışan bir “modern zaman” mağduru.

Dokunmatik ekranlar, geri bildirim vermez. Fiziksel bir tuşa bastığınızda parmağınızın ucunda o “klik” hissini alırsınız. Beyniniz işlemi tamamladığını bilir ve konuyu kapatır. Dokunmatik ekranda ise o his yoktur. Gözünüzle teyit etmek zorundasınız. “Bastım mı? Algıladı mı?” şüphesini gidermek için ekrana bakmak zorundasınız. Trafikte o 2 saniyelik bakış, yaklaşık 60 metre boyunca kör gitmek demektir. Bu, cebinizdeki telefonla oynamaktan farksız bir dikkat dağınıklığı yaratıyor ama ne hikmetse yasal ve hatta “premium” bir özellik olarak satılıyor.

Sadece Araba mı? Beyaz Eşya Terörü

Bu virüs sadece garajımıza girmedi, mutfağımıza ve banyomuza da sızdı. Geçen gün anneme yeni bir çamaşır makinesi bakmaya gittik. Kadıncağızın tek istediği “Pamuklu 40 Derece”yi seçip başlat tuşuna basmaktı. Ama hayır, üreticilerimiz durur mu? Üzerine devasa bir dokunmatik panel koymuşlar. Menüler arasında geziniyorsunuz, deterjan dozajını ayarlamak için alt sekmelere giriyorsunuz.

An elderly woman looking confused and frustrated in front of a modern washing machine that has a complex digital touchscreen interface instead of a simple rotary dial.

Islak elle dokunmatik ekran kullanmaya çalıştınız mı hiç? Hani şu telefonunuzu duştan sonra kullanmaya çalışırken yaşadığınız sinir harbi… İşte onu her çamaşır yıkadığınızda yaşadığınızı düşünün. Fiziksel bir çevirmeli düğmenin (rotary knob) ergonomik mükemmelliğini, ucuz bir LCD panel uğruna çöpe attılar. Üstelik o ekran bozulduğunda -ki nemli ortamda bozulması an meselesidir- makinenin motoru sağlam olsa bile cihaz hurdaya çıkıyor. Tamir edilebilirliği öldürüp, “kullan-at” kültürünü teknoloji diye yutturuyorlar.

Kas Hafızasının İdam Fermanı

İnsan anatomisi ve nörolojisi, “kas hafızası” üzerine kuruludur. Evinize girdiğinizde elektrik düğmesinin yerini elinizle koymuş gibi bulursunuz. Arabanızda vitesin yerini düşünmezsiniz. Fiziksel tuşlar, haritalanmış bir zihin sarayı yaratır. Dokunmatik ekranlar ise her güncellemede yeri değişebilen, dümdüz, hissiz cam yüzeylerdir. Camı hissedemezsiniz. Nereye dokunduğunuzu anlamak için görsel teyit şarttır.

Avrupa Yeni Araba Değerlendirme Programı (Euro NCAP) nihayet uykusundan uyandı ve 2026’dan itibaren fiziksel tuşları olmayan araçlara tam puan vermeyeceğini açıkladı. Günaydın beyler! Biz bu çileyi yıllardır çekiyoruz. Sinyal kolunu bile dokunmatik yapan, kornayı direksiyonun göbeğinden alıp ufacık bir dokunmatik ikona hapseden o “vizyoner” markaların, güvenlik testlerinden çakacak olması içimin yağlarını eritiyor.

A close-up shot of a driver's hand pressing a physical button on a car dashboard with a satisfying 'click' effect visualized, contrasting with a blurry background of a dangerous road, emphasizing safety.

Teknolojiye karşı değilim, ben teknolojinin içinden geliyorum. Ama her yenilik “ilerleme” değildir. Bazen en iyi arayüz, hiç değişmeyen arayüzdür. Dokunmatik ekranlar harita, medya ve detaylı ayarlar için harika olabilir. Ancak sürüş güvenliği ve günlük ergonomi gerektiren temel fonksiyonlar (klima, ses, silecek, farlar) için fiziksel tuşlar bir lüks değil, zorunluluktur.

Üreticilerin “biz geleceği tasarlıyoruz” masallarına karnımız tok. Siz geleceği değil, bilançolarınızı tasarlıyorsunuz. Bize o tatmin edici “çıt” sesini, gözümüz kapalı bulabildiğimiz düğmeleri geri verin. Çünkü inanın bana, yolda giderken o lanet olası alt menülerde kaybolmak yerine, yola bakıp hayatta kalmayı tercih ediyoruz.

E-Posta
MEMDUH BİÇER
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x