Trump, Suriye ile Anlaşması İçin İsrail’e Bir Ay Süre Verdi: Detaylar ve Analiz

ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasındaki telefon görüşmesinin ayrıntıları giderek netleşiyor. Güvenlik anlaşmasının Mart ayına kadar tamamlanması hedefi üzerinde duran kaynaklar, İsrail ile Suriye arasında istihbarat paylaşımı ve askeri gerilimi azaltmaya yönelik adımların hız kazandığını belirtiyor. Ancak Hermon Dağı (Cebel el-Şeyh) bölgesi, taraflar için hâlâ kırmızı çizgi olarak kalıyor.
Birden fazla kaynağa göre, ABD ve İsrail- Suriye arasındaki müzakerelerde ilerleme kaydedildi; fakat Hermon Dağı konusundaki farklı duruşlar ortak bir çözümün önünde engel teşkil ediyor. İlk kaynağa göre Trump, Şara’ya birleşik bir Suriye görmek istediğini ifade etti ve bu vizyon çerçevesinde bir ay süresi belirledi.
Trump’ın bu görüşmeyi kötüye kullanmayı tercih etmediğini vurgulayan bir yetkili, Washington’un Şam ile güvenlik anlaşmasını hızla sonuçlandırma arzusunu teyit etti. Bir Körfez kaynağı ise süreçteki sürelere ilişkin bilgiyi doğrulayarak, taraflar arasındaki mevzi durumunun sürdüğünü belirtti ve kamuoyuna açıklanacak bir gelişmenin yakın olduğunu söyledi.
Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye’deki gelişmelerden memnun olduğunu ve Suriye’nin yeniden yapılandırılması konusunda olumlu bir görüş bildirdi. Suriye hükümeti ise görüşmenin içeriği hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, görüşmenin “çok iyi” geçtiğini ifade etti.
Beyaz Saray ile temas hâlindeki Batılı bir yetkili, İsrail’in Hermon Dağı’ndan vazgeçmenin kırmızı çizgi olduğunu belirtti ve dört hafta içinde bu tutumun değişmesini beklemediklerini sözlerine ekledi. Yetkili, ABD Özel Temsilcisi Thomas Barrack’ın görüşmelerdeki tartışmalarda kilit rol oynadığını ve tarafları bir araya getirmek için kulağına fısıldadığı sonuçların gündemde olduğunu aktardı.
ÖZEL TEMSİLCİ BARRACK’ın rolü hakkındaki değerlendirmeler, 2024 sonlarında Beşar Esad hükümetinin çöküşünün ardından Hermon Dağı’nı işgal eden İsrail’in bölgedeki konumunu da tetkik ediyor. Barrack’ın, Suriye Demokratik Güçleri ile ilişkilerde özellikle Kürt liderliğindeki aktörlerle yürüttüğü diyaloglar, Centcom ve bazı ABD politikacıları tarafından eleştirilse de, Barrack bu tutumun birleşik bir Suriye yönünde olduğunu savunuyor.
Batılı bir kaynak, İsrail’in ABD’nin bölgede bölünmüş bir Suriye fikrinin farkında olduğunu ve Hermon Dağı’nı güvenlik meselesi olarak gördüğünü belirtti. Aynı yetkili, Kürtlere karşı Suriye’nin güç kullanımı tartışmalarında Barrack’ın tutumunun bazı muhalefetlere yol açtığını ifade etti.
Bu ay başında Paris’te arabuluculuk yoluyla yürütülen görüşmelerin ardından iki ülke, istihbarat paylaşımını ve askeri gerilimi azaltmayı amaçlayan özel bir iletişim birimi kurma konusunda uzlaştı. Ancak 1974’ten beri mevcut olan güvenlik antlaşmasının güncel koşullarda nasıl uygulanacağı konusunda taraflar arasında net bir taslak oluşmuş değil.












