Rekortmen Altında ‘At Yılı’ Etkisi Gelecek mi?

İç ve dış piyasalarda son dönemde yaşanan hareketlilik, güvenli liman arayışını güçlendirdi. Jeopolitik tansiyonların yükselmesi ve küresel belirsizlikler, yatırımcıları yeniden altına yönlendirirken, spot altın fiyatları önemli bir psikolojik sınır olan 5.000 dolar seviyesini zorladı. Ayrıca şu vadeli kontratlar da benzer bir ivmeyle yükselişe geçti ve yeni zirvelere yaklaştı.
Bir yılda %83 artış gösteren değerler, Fed’in faiz indirimleri, Çin Merkez Bankası’nın aylarca üst üste altın alımları ve borsa yatırım fonlarına olan yoğun ilgiyle destek buldu. Yılbaşı itibarıyla altın %18 değer kazandı ve son 12 aylık dönemde bu artış %83’ü aştı. Yükselen dolar karşısında Yen’in güç kaybı da değerlenen altını tetikleyen etkenler arasında yer alıyor. Analistler, artan küresel gerilimler ve merkez bankası talebinin etkisiyle yıl içinde altının 5.500 dolar seviyelerine, bazı öngörülerde ise yaklaşık 6.000 dolara yaklaşacağını öne sürüyorlar.
Gümüş ise ons başına 109,45 dolara kadar yükselip, Cuma gününe göre yaklaşık %5,2 artışla 107,87 dolardan işlem görüyor. Gram gümüş ise 150,8 TL seviyesinden alıcı buluyor. Platin yaklaşık %3,3 artışla 2.871,39 dolar, paladyum ise %2,56 artışla 2.085,75 dolara çıktı. Ukrayna ve Gazze’deki çatışmalar, Washington’un Maduro’yu alıkoyması ve jeoekonomik riskler, altın fiyatlarını yukarı çeken başlıca etkenler olarak öne çıkıyor.
Fed’in faiz kararı beklentileri de piyasaların odak noktalarından biri olmaya devam ediyor. Bu hafta açıklanacak Fed toplantısında faizin sabit tutulması ihtimali yüksek görülüyor. Geçen yıl üç toplantıda toplam 75 baz puanlık indirimin uygulanmasının ardından, FOMC’nin 2026 yılının ilk toplantısında da politika duruşunu koruması bekleniyor. Ancak faizin, analistlerin öngördüğü aralıkta kalacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
Çin ve dünya altın talebi konusunda ise ülkedeki rezervler ve tüketim dinamikleri mercek altında. Merkez bankalarının geçen yıl rezervlerine eklediği yüzlerce ton altın, küresel talebi destekledi. Morgan Stanley’nin verileri, Hindistan’daki hanelerin toplam GSYH’nin yaklaşık %88,8’ine denk gelen 3,8 trilyon dolarlık altına sahip olduğunu gösteriyor. Çin’de ise At Yılı ile mevsimsel talebin artması bekleniyor ve ülkenin altın tüketimindeki büyüme, küresel piyasalarda önemli bir tetikleyici unsur olarak değerlendiriliyor.












