Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Miras Paylaşımında “Adalet” mi, “Eşitlik” mi?

03 Şubat 2026 • 07:00 Damla Eker 49

Ölümün ardından geride kalan mal varlığının paylaşımı, çoğu zaman sadece ekonomik bir mesele değil, derin ailevi uyuşmazlıkların da tetikleyicisidir. Türk Medeni Kanunu, miras paylaşımında “miras bırakanın iradesi” ile “mirasçıların korunması” arasında hassas bir denge kurar. Ancak toplumda en çok yanılgıya düşülen nokta, kişinin tüm mal varlığını istediği kişiye dilediği gibi bırakabileceği düşüncesidir.

Hukukumuzda “Saklı Pay” (Mahfuz Hisse) adı verilen bir kavram vardır. Bu kavram; miras bırakanın vasiyetname hazırlasa dahi dokunamayacağı, kanunen altsoyuna (çocukları ve torunları), anne ve babasına veya sağ kalan eşine ayrılmış olan asgari payı ifade eder. Yani bir baba, “Tüm mal varlığımı tek bir çocuğuma bıraktım, diğerlerine hiçbir şey vermiyorum” dese de, mahrum kalan çocuklar dava açarak saklı paylarını (kanuni miras paylarının yarısını) geri alabilirler.

Peki, bir mirasçıyı tamamen devre dışı bırakmak mümkün müdür? “Mirasçılıktan çıkarma” (ıskat), ancak kanunda sayılan çok ağır şartların varlığı halinde geçerlidir. Mirasçının, miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi gerekir. “Beni bayramda aramadı” veya “Yaşam tarzını beğenmiyorum” gibi gerekçeler, hukuken mirasçılıktan çıkarma için yeterli değildir.

Sıkça karşılaşılan bir diğer durum ise “Muris Muvazaası”dır. Miras bırakanın, bazı mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı gizli satış sözleşmeleri, aslında birer bağışlama olsa da satış gibi gösterilir. Yargıtay, bu tür “mal kaçırma” operasyonlarını geçersiz saymakta ve haksızlığa uğrayan mirasçılara, zamanaşımı olmaksızın bu işlemlerin iptali için dava açma hakkı tanımaktadır.

Miras, sadece bir mal devri değil, geride bırakılan bir huzur veya huzursuzluk mirasıdır. Bu nedenle, henüz hayattayken yapılacak planlamaların (vasiyetname, miras sözleşmesi vb.) uzman bir hukukçu eşliğinde, saklı paylar gözetilerek yapılması, yıllarca sürecek yıpratıcı davaların önüne geçmenin tek yoludur.

E-Posta
Damla Eker
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x