BEEV Kurulu Başkanı Erol Bilecik: İş İnsanları Geldikleri Yeri Unutmamalı

İnsani ve teknolojik kalkınmayı hedefleyen bir vakıf olan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV), Anadolu’dan çıkmış gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Vakfın lansmanında öne çıkan mesajlar, eğitim ve teknolojiye erişimde eşitliğin önemine vurgu yapıyor; bu iki kavram birleştiğinde bir ülkenin geleceğinin daha parlak olabileceği düşüncesi paylaşılıyor.
Gönüllü bir amaç doğrultusunda hareket eden BEEV, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki gençlerin elini tutabilmeyi ve onların eğitimdeki eşitsizliğini teknolojinin gücüyle azaltmayı hedefliyor. Bu çerçevede, gençlerle deniz yıldızı metaforuyla kurulan ilham verici bir hedef üzerinden ilerleniyor: Her bir çocuğun, denizlere ulaşmasına yardımcı olmak için elinden geleni yapmak.
Vakfın kurulmasıyla birlikte Türkiye’nin deprem bölgesindeki illerde başlatılan çalışmalar, lokasyonları genişleterek eğitim teknolojileri ve dijital erişim konularında somut adımlar atmayı amaçlıyor. İlk adımlar Hatay’da atılarak 102 öğrencinin teknolojik ihtiyaçlarının karşılanmasıyla başlamış durumda ve Index Grubu’nun tüm çalışma birimleri bu girişimi destekliyor. Ayrıca, Anadolu’nun farklı illerinden gelen iş ortakları ve bayiler de bu süreçte yanlarımızda yer alıyor.
Eşitlik kavramı sadece donanıma değil, ekosistemlere de bakıyor Vakfın lansmanı sırasında yapılan sunumlarda, gençlerin bilişimle kurduğu ilişkinin mevcut imkânlar ve sorumluluklar açısından analizi paylaşıldı. Elde edilen bulgular, teknolojinin doğru kullanıldığında hayatı dönüştüren bir güç olduğunu gösteriyor; ancak cihazlara sahip olmak tek başına yeterli değil; sürdürülebilir erişim, güçlü altyapı ve beceri ekosisteminin hayata geçirilmesi gerekiyor. BEEV için amaç, sosyal sorumluluğun ötesinde, gençlerin gelecek planlarını kökten değiştirebilecek bir dönüşüm yaratmak.
İçerikte vurgulanan kritik nokta ise dijital erişimin bir hak olarak görülmesi ve bu hak üzerinden toplumsal dönüşümün sağlanmasıdır. Veri Enstitüsü’nün bulguları da bunu destekliyor; cihaz erişimi yalnızca bir araçtır ve asıl kazanım, altyapı, beceri gelişimi ve paylaşılmış sorumluluklar olduğunda ortaya çıkar. Bu çerçevede kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği çok paydaşlı bir yönetişim modeli üzerinde duruluyor.
Belediyeler ve eğitim kurumları için temel hedefler arasında, depremin etkilediği bölgelerdeki okullarda dijital erişim paketlerinin öğretmen ve öğrencilerle buluşturulması yer alıyor. Bu adımlar, gençlerin sadece bilgiye ulaşımını değil, aynı zamanda umudu da güçlendirmeyi amaçlıyor.






