Gelin ve Damatlar Kemer Sıkıyor: Düğünlerde İsraftan Uzak Konsept

ABD’de her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin evliliğiyle başlayan konuşmalar, şimdi farklı eğilimleri Türkiye’de de gündeme taşıyor. Gelin ve damatların karşılaştığı yüksek maliyetler, düğün planlarını sadeleştirme ve daha anlamlı anlar yaratma yönünde bir dönüşümü tetikliyor. 2026’ya doğru tasarruf eğiliminin güçlenmesi ve yeniden yapılandırılan bütçeler ile çiftler, daha küçük ve anlamlı kutlamaları tercih ediyor.
İnsan odaklı yaklaşımlar ise düğün gruplarının küçülmesini beraberinde getiriyor. 2019 yılından beri düğün ekiplerinin boyutlarında görülen küçülme, 2025 itibarıyla da sürüyor ve uzmanlar bu trendin devam edeceğini öngörüyor. Ortalama düğün bütçesi yaklaşık 33 bin dolar olarak kaydedilirken, davetli sayısının 2019’daki 10 kişiden 2025 itibarıyla 8 kişiye gerilediği belirtiliyor. Buna rağmen maliyetler hâlâ yüksek düzeyde seyrediyor.
Finansal baskılar ve belirsizlikler, düğün hizmetleri sektöründe de rezervasyonlarda düşüşe yol açıyor. Bir işletme yetkilisi, geçen yıl işlerin yaklaşık %20 azaldığını ve bu yılın da parlak görünmediğini vurguluyor. Ekonomik koşullardaki bozulma, siyasal gerilimler ve finansal güvensizlik, çiftleri daha temkin davranmaya itiyor. Israf karşıtlığı ise artık düğün trendlerinin merkezine oturuyor ve çiftler için öncelikler ev sahibi olmak veya öğrenci kredilerini kapatmak gibi hedeflere kayıyor.
Asıl soru artık düğünün kendisiyle değil; bu özel günün harcamalarının hangi değerler üzerinden yapılacağıyla alakalı. Davetli sayısının azaltılması, mekân ve hizmet tercihlerinin sadeleşmesi gibi kararlar, bütçenin daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Örneğin, 150 kişilik zorunlu misafirler yerine, gerçek yakın çevreyi kapsayan 12 kişilik birliktelikler öne çıkıyor. Düğün mekânlarında da büyük salonlar yerine kulüp evi, milli parklar, bahçeler ve duygusal bağ kurulan mekanlar daha çok tercih ediliyor.






