Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron

Özgüven Kazandırılmaz, Kazanılır

25 Ocak 2026 • 08:00 Sefa Mağat 231

Özgüven, dışarıdan verilen bir armağan değildir. Alınmaz, kazandırılmaz; yaşanarak kazanılır. İnsan, düştüğü yerden kendi başına kalkabildiğini gördüğü anda özgüven inşa etmeye başlar. Bir kez bunu başaran kişi, tekrar düşse bile yeniden kalkabileceğini bilir. İşte gerçek özgüven tam olarak burada doğar.

Bunun dışında dış müdahalelerle şişirilen her duygu, özgüven değil; şımarıklık ve gerçeklikten kopuş üretir. Günümüzde özellikle ailelerin yaptığı en büyük hatalardan biri, çocuklarını özgüvenli yetiştirme iddiasıyla onları hayata karşı korunaklı, hatta dokunulmaz bireyler hâline getirmektir.

Düşmeden Kalkmayı Öğrenmek Mümkün mü?

Hayatta düşmeden yürümek mümkün değildir. Başarısızlık, hata yapmak ve hayal kırıklığı yaşamak gelişimin doğal bir parçasıdır. Ancak çocuk, her düştüğünde biri tarafından kaldırılıyorsa; zamanla kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenemez.

Kendi düşen kaldırılmaz sözü tam da bunu anlatır. Çünkü bir insan, kendi kalkmayı öğrenmediği sürece güçlü olamaz. Kendi başına başaramadığı her deneyim, bireyin iç dünyasında bir eksiklik hissi oluşturur.

Ailelerin İyi Niyetli Ama Yanlış Tutumu

Günümüz aileleri çoğu zaman iyi niyetle hareket eder. Çocukları üzülmesin, incinmesin, hayal kırıklığı yaşamasın isterler. Ancak bu korumacı yaklaşım, uzun vadede çocuklara iyilik değil, zarar verir.

Örneğin;

  • Okulda başarısız olan çocuğun öğretmeni suçlanır,
  • Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşayan çocuğun her zaman haklı olduğu varsayılır,
  • En küçük eleştiride çocuk savunmaya alınır.

Bu ortamda büyüyen çocuk, hatayla yüzleşmeyi değil; hatadan kaçmayı öğrenir. Zorlukla mücadele etmek yerine, zorluk ortadan kaldırılsın ister.

Özgüven ile Şımarıklık Arasındaki İnce Çizgi

Özgüvenli birey, sınırlarını bilir. Yapabileceklerini de yapamayacaklarını da kabul eder. Şımarık birey ise her şeyi hak ettiğine inanır ve engellendiğinde öfke duyar.

Gerçek özgüven:

  • Sabırla gelişir,
  • Deneyimle güçlenir,
  • Başarısızlıkla olgunlaşır.

Şımarıklık ise:

  • Sürekli onay ister,
  • Eleştiriye tahammül edemez,
  • Hayatın gerçekleriyle karşılaşınca dağılır

İlk işinde zorlanan bir genci düşünelim. Eğer bu genç, çocukluğunda her problemi ailesi tarafından çözülmüşse, iş hayatındaki ilk başarısızlık onu derinden sarsar. Çünkü daha önce hiç kendi başına ayağa kalkmak zorunda kalmamıştır.

Ya da spor yapan bir çocuğu ele alalım. Her maçta kaybetmesine rağmen sürekli alkışlanan, hataları görmezden gelinen bir çocuk; kazanmadan da “başarılı” olduğunu sanır. Ancak gerçek rekabetle karşılaştığında özgüveni değil, hayal kırıklığı büyür.

Yeni Nesil Neden Dayanıksız?

Bugün birçok genç, eleştiriye karşı aşırı hassas, stresle baş edemeyen ve en küçük engelde motivasyonunu kaybeden bir yapı sergiliyor. Bunun sebebi özgüvensizlik değil; hiç sınanmamış olmalarıdır.

Zorluk görmeden büyüyen birey, hayatın sertliğiyle ilk karşılaştığında kırılır. Çünkü dayanıklılık, konfor alanında değil; mücadele içinde gelişir.

Güvenli Alan Değil, Sağlam Zemin

Çocuklara her şeyi hazır sunmak yerine, onları denemeye teşvik etmek gerekir. Hata yapmalarına izin verilmeli, sonuçlarıyla yüzleşmeleri sağlanmalıdır. Bu yaklaşım çocuğu değersiz hissettirmez; tam tersine güçlü kılar.

Özgüven, düşmeyenlerde değil; düşüp tekrar ayağa kalkanlarda gelişir.

Gerçek Özgüven Sessizdir

Gerçek özgüven bağırmaz, gösteriş yapmaz. Sessizdir ama sağlamdır. İnsan kendi başına başarabildiğini gördüğünde, başkalarının onayına ihtiyaç duymaz.

Yeni nesil çocuk yetiştirirken yapılması gereken, onları hayattan korumak değil; hayata hazırlamaktır. Aksi hâlde özgüvenli bireyler değil, kırılgan ve tahammülsüz nesiller yetiştirilmeye devam edilir.

E-Posta
Sefa Mağat
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İlgili İçerikler

0
Would love your thoughts, please comment.x