Bayrak Provokasyonunu Planlayan Teröristin Ortaya Çıkışı: Gerçeğin Gün Yüzü

Ankara ile Şam arasındaki mesafe daralırken, SDG dosyasının kapanışa نزدیک olduğu ölçüt olarak görülse de Kandil cephesinin provoke etmek adına DEM Parti ve SDG’ye yönelttiği talimatlar tartışılıyor. Bahoz Erdal’ın önderliğindeki grubun örgüt içindeki provokasyonu üzerindeki güvenlik analizleri, bayrak kırılmalarına yol açabilecek eylemlerin kayda değer bir ölçüde önlendiğini ortaya koyuyor.
Şehrin sokaklarında PKK ve DEM militanlarının varlığına dair değerlendirmeler, provokasyon saldırılarının politik hedefler üzerinden yeniden tetiklenmesini amaçladığını gösteriyor. Bu bağlamda, sahada yürütülen operasyonlar ve güvenlik güçlerinin tedbirleri, örneklenen baskını engellemeye odaklı olarak sürdürülüyor.
Şam yönetiminin SDG’ye verdiği dört günlük süre, entegrasyon süreçlerine yönelik ısrarı sürdürüyor. Kandil’in baskısının artması ve SDG üzerindeki baskının güçlenmesi, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yeniden devreye girmesine dair tartışmaları gündeme taşıyor. Önceki aylarda kadroların yollarını değiştirdiği yönündeki değerlendirmeler, aylık ücret karşılığı hareket eden elemanların örgütsel kopuşlarda etkili olduğuna işaret ediyor.
Genel tabloya bakıldığında, SDG’nin Şam yönetimine entegrasyondan başka bir seçeneğinin kalmadığı görüşü ağırlık kazanıyor. Saha gerçekleriyle uyumlu biçimde, SDG’nin kendisini bağımsız ve güçlü bir askeri yapı olarak göstermeye çalışması ise iç ve dış dinamiklerle kırılgan bir durum arz ediyor. Bu süreçte propaganda amaçlı iddiaların gerçeği yansıtmadığı, bilakis propaganda ile gerçeklik arasındaki farkın kapanmaya çalışıldığı belirtiliyor.











