Gençlerin Flört Çıkmazı: Hazırlık Paradoksu Nedir?

Match Group ile Harris Poll’ün Fortune özelinde paylaştığı bulgular, Z kuşağının %80’inin bir gün gerçek aşkı bulacağına dair güçlü inancını gösteriyor; bu oran onları en iyimser kuşak olarak öne çıkarıyor. Ancak yalnızca %55’i bir ilişkiye gerçekten hazır hissettiğini ifade ediyor.
HENÜZ HAZIR DEĞİLİM vurgusu ile uzmanlar bu uyumsuzluğu bir hazırlık paradoksu olarak adlandırıyor. Gençler romantik ilişki istese de başarısızlık korkusu ve “hâlâ hazır değilim” düşüncesi nedeniyle ilk adımı atmıyor. Sonuç olarak kendini yalnız hissetme, geciken ilişkiler ve evlilik-çocuk planlarının ertelenmesi gibi sonuçlar ortaya çıkıyor.
Araştırma, Z kuşağının çevrimiçi bağlantılara rağmen yalnızlık hissiyatını sürdürdüğünü gösteriyor. Kadınların %48’i, yalnız kalmamak için değil, “doğru sebeple” ilişkiye girmeleri gerektiğine dair ek bir baskı hissettiğini belirtiyor; bu durum sosyal medyanın etkisiyle güçleniyor.
GERİ DÖNÜŞÜ ZOR BİR TAAHHÜT başlığıyla öne çıkan bir diğer gerçeklik ise Instagram’da bir ilişkiyi açıkça ilan etme korkusu. Z kuşağının %46’sı önce dolaylı paylaşımlarla ilişkiyi ilan ediyor; açık ilan edenlerin %81’i ise bunu geri dönüşü zor bir taahhüt olarak görüyor ve olası bir ayrılığın kamuoyu önünde yaşanmasından çekiniyor. Bu “performans baskısı”, riskli ve geçici ilişkileri teşvik ederken, kalıcı bağların kurulmasını da zorlaştırıyor.
Match Group yetkilileri, bu döngünün temel sebeplerinden birinin Z kuşağının kişisel gelişim çabalarına, terapiye ve sağlıklı sınırlar oluşturmaya verdiği önem olduğuna işaret ediyor. Z kuşağı kadınlarının yaklaşık %60’ı terapinin sağlıklı bir ilişkinin temel unsuru olduğunu düşünüyor; neredeyse yarısı ise sağlıklı sınırların belirlenmesinin ilişkiye hazır olmanın en önemli göstergesi olduğunu belirtiyor. Bu bilinçli yaklaşım, flörtü geciktirse de gençler için uzun vadede daha güçlü bağlar kurmanın yolunu açıyor.






