TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Sürdürülebilir Büyüme İçin Üretim ve İhracattan Güç Almalıyız

Üretim ve ihracatta sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen bir vizyonla hareket ediyoruz. 2024 yılını 117.2 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla tamamladık ve 2025 yılında bu tutarı 122 milyar doların üzerine çıkarmayı öngörüyoruz. Mal ihracatında karşılaştığımız zorluklara rağmen hizmetler alanında daha kuvvetli bir performans sergiledik. Cari açığın büyümeyle aşılmaz bir yük haline gelmesini engellemek için hizmet ihracatının katkısını büyük önemle önemsiyoruz. Gelecek dönemde küresel ticarette 2026’nın zorlu geçeceğini öngörüyoruz. Jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve korumacılık önlemlerinin artmasıyla birlikte, ticaretin ardındaki dinamikler değişecek ve rekabetçi üretim ile ihracatı yeniden yönetinmek hayati önem taşıyacak.
İhracatımızı ilk 10 ülke arasına taşımak için sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm odaklı bir yaklaşım benimsedik. Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda, tüm faaliyetlerimizin merkezine çevreci bir bakış yerleşmiş durumda. Dört yıl önce hayata geçirdiğimiz eylem planımız kapsamında 27 sektörü kapsayan çalışmalar sürüyor; bunlar Sürdürülebilirlik İzleme ve Koordinasyon Platformu (SÜRDİZ) aracılığıyla izleniyor. Ayrıca ECOTİM programı ile ihracatçılarımıza sürdürülebilir altyapı kurma ve yönetme konularında destek sunuyoruz. Yeşil ve dijital dönüşüm projelerimiz arasında GOAL projesi, KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecini desteklemek için eğitim, mentorluk ve karbon ayak izi ölçümlerini içeriyor. InnovationGUIDE projesiyle yabancı ortaklarımızla kırsal bölgelerdeki start-up’ların inovasyon ekosistemlerine erişimini artırıyoruz.
SKDM’nin (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) devreye gireceği 2026 yılı öncesinde, ilgili sektörler dahil tüm ihracatçılarımızı bu dönüşüm sürecine hazırlıklı kılmak adına üniversiteler, sanayi kuruluşları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Ayrıca kadın girişimcilerin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla TİM WINGS projelerini yürütüyor, eğitim ve mentörlük olanaklarıyla ihracat ekosistemine yeni firmalar katmayı hedefliyoruz.
İhracatta sürdürülebilir büyüme için tüm sektörlerin katkısı kritik; tüketimden çok üretim ve ihracattan güç alıyoruz. Bu yaklaşım, üretimi ve ihracatı yeniden büyümenin lokomotifi yapacak adımların hızla hayata geçirilmesini öngörüyor. Ürünleri alıcıya en hızlı, en güvenilir ve en uygun maliyetle ulaştırmanın rekabette belirleyici olduğuna inanıyoruz. Bu alanda Türk Hava Yolları ile altı ayrı protokol imzalayarak lojistikte iş birliğimizi güçlendirdik. DHL Express Türkiye ile başlattığımız yeni bir ortaklık ise Avrupa, Amerika, Asya Pasifik, Afrika ve Ortadoğu’daki 28 ülkeye sevkiyatları indirimli fiyatlarla mümkün kılıyor.
Finansmana erişimde yeni bir döneme girdik. Türk Ticaret Bankası’nı ihracat ailesine dahil ederek, kredi ve teminat çözümleriyle firmaların finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Bankamız 2025 sonu itibarıyla 11 şubeye ulaşırken, 75 milyar liralık toplam finansman desteğini hedefliyor. Bu adımlar, ihracatçıların küresel rekabette daha güçlü konumda yer almasına katkı sağlayacak.












