Piyasalarda Grönland Gerginliği Etkisi: Riskli Varlıklardan Çıkış Başladı

Uluslararası piyasalarda jeopolitik risklerin ve ticari gerginliklerin etkisi artarken, Grönland’ın olası ilhak girişimine karşılık gelen gelişmeler piyasa odaklarını belirgin biçimde yönlendirmeye devam ediyor. ABD’nin Grönland konusunda Avrupa ve NATO ülkeleriyle karşı karşıya gelmesi, küresel risk iştahını zayıflatırken yatırımcılar güvenli liman arayışını sürdürüyor. ABD Başkanı Trump’ın bu konuyu NBC’ye verdiği demeçte değerlendirmeye açması, ülkeler arası gerilimin artırdığı belirsizliği pekiştirdi.
Görünen o ki gelecek dönemde ABD’nin Venezuela’ya yönelik hareketlerinize ilişkin kaygılar da, Grönland konusunda olası bir askeri operasyon senaryosunun tartışılmasına zemin hazırlıyor. Ancak piyasalar, Trump’ın Grönland ile ilgili yorumlarına hangi yönde cevap vereceğini beklerken, halen yürütülen diplomatik ve askeri iletişimin etkilerini hissediyor. Ancak bu süreçte vergi politikaları ve ticari yaptırımlar hâlâ kritik bir yere sahip, yatırımcılar bu adımların mali sonuçlarını yakından izliyor.
IMF’in bu yıl için küresel büyüme tahminini 3,1’den 3,3’e yükseltmesi ve Fitch Ratings’in ABD’nin müttefik Avrupa ülkelerine yönelik ilave tarifelerinin bölgesel riskleri artırabileceğini belirtmesi, piyasalarda risk bozucu bir hava oluşturuyor. Davos’ta bu hafta başlayan Dünya Ekonomik Forumu toplantıları da tavsiyeler ve yönlendirmeler açısından önemli bir rehber niteliğinde. İran kaynaklı riskler ise satış baskısını artıran diğer önemli etmenler arasında yer alıyor.
Altın yükselişte, petrol ise gerilemede ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4,26% gibi bir seviyede kalırken dolar endeksi sınırlı düşüş gösteriyor. Jeopolitik tansiyonun güçlenmesiyle ons altın 4696,5 dolarda işlem görürken, Brent petrol 63,4 dolarda yatay bir seyir izledi. Dün piyasalar kapalı olduğu için bu durumlar, yatırımcıların teknik verileri dikkatle analiz etmesini gerektiriyor.
Avrupa’da ise misilleme baskısı artıyor. AB Komisyonu, ABD’nin Grönland’a destek veren üye ülkelerine yönelik ek tarifeler uygulamasına karşılık verme konusunda kararlı olduğunu belirtilirken, 93 milyar Euro’luk bir misillemenin gündemde olduğuna dair haberler dolaşıyor. 22 Ocak’ta AB liderleri olağanüstü zirvede bir araya gelecek ve bu toplantı yatırımcıların yönünü belirleyecek önemli bir kilometre taşı olacak.
Makroekonomik tablo ve bölgesel görünüm Avro Bölgesi’nde kasım ayındaki yıllık enflasyon 2,1’den aralıkta 1,9’a geriledi; aylık bazda ise 0,2’lik bir artış kaydedildi. Bu gelişmeler İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya gibi büyük ekonomilerde hisse senedi endekslerinde değer kayıplarına yol açtı. Asya’da ise jeopolitik riskler ve ekonomik gelişmeler ışığında genel bir kırılganlık görüldü; Japonya’da seçim haberleri volatiliteyi artırırken, BoJ’un gelecekteki adımlarına dair beklentiler piyasaları şekillendirdi. Çin Merkez Bankası sabit faizle politikayı sürdürdü ve bu karar küresel likidite hareketlerini etkiledi.
Borsa İstanbul için olumlu bir tablo sürüyor. Dün endeks, güçlü bir kapanışla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü ve 12.747,88 puanda kapattı. VİOP’ta ise ilgili kontratlar hafif düşüş kaydetti. Dolar/TL ise yatay bir seyir izledi. IMF’in Türkiye için büyüme tahminini yükseltmesiyle birlikte gelecek günlerde konut satışları ve cari işlemler dengesi gibi verilerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Uzmanlar bugün 12.900-13.000 aralığını direnç olarak, 12.600-12.500 aralığını ise destek olarak işaret ediyor, teknik göstergeler bu aralıkları koruyabiliyor.












