Madenciler Devlet Yardımlarında Revize İstiyor: Ekonomik ve Sosyal Etkiler Üzerine Bir Değerlendirme

Görüştüğümüz yetkili, her yeni genelgenin sektöre ek yük getirdiğini ve bununla başa çıkmaya çalıştıklarını belirtti. Özellikle yeni teşvik yasasında fabrika ile Genel Merkez’in aynı ilde bulunması gerekliliğinin sektörde çeşitli zorluklar doğurduğunu ifade etti. 80 yıllık bir köklü firmanın Afyon, Muğla ve Denizli’de faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, her ilde ayrı bir fabrika kurmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Yetkililerle temas halinde olduklarını, karar alınıncaya kadar uyum süreçlerini sürdürdüklerini söyledi.
Kur baskısı ve maliyetlerin kendilerini zorladığını vurgulayarak, kapanan fabrikalar ve kapatılan ocaklar nedeniyle çalışan yabancı işçilerin ülkelerine dönmesi yönündeki talebin de sektöre ağır darbeler vurduğunu belirtti. Özellikle 25 kişilik küçük firmaların yabancı işçi istihdamı nedeniyle cezai risklerle karşılaştığını, bu durumun işletmeler için acı bir tablo oluşturduğunu ifade etti.
Yatırım Teşvikleri hakkında konuşurken, Yatırım Teşvik Belgesi’nin merkezi farklı bir ildeki ocak veya üretim tesisleri için düzenlenememesinin üretimi ve istihdamı olumsuz etkilediğini vurguladı. Zira bu kısıtlamaların sektörde olumsuz bir algıya ve yatırıma olan güvenin zayıflamasına yol açtığını söyledi. Bu nedenle, sektörün doğru bilgilerle tanıtılması ve imajının güçlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Pandemi sonrası dönemde salgının etkileri azalmış gibi görünse de döviz kurlarındaki artış ve enflasyon rakamlarının rekabetçilik üzerinde baskı kurduğunu ifade etti. Buna karşın 2021 yılında devraldıkları ihracat rakamını 1 milyar 380 milyon dolara çıkarmayı başardıklarını sözlerine ekledi.












