Shopping cart

Magazines cover a wide array subjects, including but not limited to fashion, lifestyle, health, politics, business, Entertainment, sports, science,

PatronPatron
  • Anasayfa
  • Sektörel Haberler
  • OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart — Türkiye için güç odaklı bir başlangıç

OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart — Türkiye için güç odaklı bir başlangıç

19 Ocak 2026 • 01:54 Patron Koltuğu 15

Bir süredir gündemde olan görüş ayrılıkları, devletin potansiyel katkıları ile sanayiin kendi gücünü kullanma gerekliliğini yeniden gündeme taşıdı. Tekstil sektörü ve reel ekonomiyle ilişkili tartışmalar sürerken otomotiv alanında derinlemesine bir bakış gerektiği şu dönemde, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu’nun değerlendirmeleri öne çıktı.

OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart — Türkiye için güç odaklı bir başlangıç

“Rekabetçilik kaybının etkileri hissediliyor” diyerek başlayan konuşmada, yatırım kararlarının kısa vadeli reflekslerle değil, uzun vadeli planlarla alındığını vurguladı. Şu dönemde sanayinin atacağı adımların ana hatları, verimlilik ve rekabetçilik odaklı bir dönüşüm etrafında şekillendiriliyor. Eroldu, mevcut dengelerin orta vadede daha net görünmesini beklediklerini ifade ederken, sektörün bu süreçte riskler ve fırsatlar arasında ince bir denge kurması gerektiğini belirtti.

“Kamu-sanayi ilişkisi karşılıklı alışveriş” yaklaşımını yineleyen Eroldu, devlet desteğinin önemini küçümsemeden, sanayiin kendi sorumluluklarını da yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de kamu yönetiminin otomotiv üretimini her platformda desteklemeye çalıştığını hatırlatan Eroldu, asıl kilit noktanın dengeli bir işbirliği olduğuna dikkat çekti. “Türkiye’nin bilançosu, şirketlerin bilançosundan daha önemli” ifadesiyle, sanayinin ülke ekonomisiyle uyum içinde hareket etmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sanayinin istihdam ve katma değer üretimini güçlendirdiğini, kamu desteğinin küresel ölçekte de yaygın olduğunu hatırlattı.

Otodan 41,5 milyar dolarlık ihracat başlığıyla öne çıkan açıklamalarda, OSD üyelerinin toplam kapasitesinin yaklaşık 2,2 milyon seviyesinde olduğu belirtildi. Avrupa içindeki üretim kapasitesinin sağlamlığına vurgu yapılırken, 2025 için alınan hedefler doğrultusunda otomotivin ihracat ve üretim performansında kayda değer artışlar öne çıktı. Özellikle hafif ticari araçlarda 2025 için ulaşılan 435 bin adetlik ihracat ve 12 bin 655 adetlik otobüs/minibüs üretimi, bu alanda Türkiye’nin önemli bir merkez konumunu sürdürdüğünü gösterdi.

OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart — Türkiye için güç odaklı bir başlangıç

İhraçta lider sektör olarak öne çıkan otomotivde, 2025 yılı toplam ihracat payının %17,6’ya yükseldiği ve kilograma düşen ihracat değerinin 8,3 dolardan 9,1 dolara çıkması dikkat çekti. Ancak euro üzerinden hesaplandığında dolar bazında artışların getirisi, kur dalgalanmalarının etkilerini de hareketlendirdi.

“En önemli sorun dengesizlik” görüşünde olan Eroldu, Türkiye’nin otomotiv ihracatında ithalata bağımlılığını azaltmanın kritik olduğunu belirtti. İç pazarda yerli üretimin artırılması çağrısı yaparken, kur-enflasyon farkı nedeniyle tedarik sanayinin büyüme potansiyeli konusunda da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. 2025’te adet bazında yüzde 4,4’lük bir artış kaydedildiğini hatırlatan Eroldu, toplam araç ihracatında 1 milyon 58 binlik rakama ulaşılmasına rağmen, hala 2017 seviyelerinin gerisinde kalındığını ifade etti.

Yerli payı ve kapasite kullanımı konusunda ise 2025 itibarıyla yerli payının %29’a gerilediğini, bu seyrin ise dış ticaret açığını artırdığını dile getirdi. Kapasite tarafında ise üretim kapasitesi 2 milyon adetten 2 milyon 200 bin adede yükselse de, kapasite kullanım oranı 2024’te %70’den 2025’te %67’ye geriledi. Eroldu, bu seviyesiyle verimlilik odaklı dönüşümün gerekliliğini bir kez daha vurguladı.

Traktör ve kamyon tarafında riskler karşısında ise traktör üretiminde kapasite kullanımının %35’e kadar düştüğü, tarım talebinin zayıflığı ve ithal kamyon kaleminin kapasiteyi baskıladığı belirtildi. Bu durum, yerli üretim için stratejik bir tehdit olarak değerlendirildi.

AB ve Gümrük Birliği konuları açısından Made in EU riskinin yalnız Türkiye’ye özgü olmadığına değinildi; Fas ve Sırbistan gibi ülkelerin de bu baskı altında kaldığı ifade edildi. Türkiye’nin Gümrük Birliği konusundaki avantajı ise bu riski sınırlandıran önemli bir faktör olarak görülüyor. Hukuki altyapının korunması ve mevcut korumaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.

E-Posta
Etiketler:
Patron Koltuğu

Yazar Hakkında
PatronKoltuğu, iş dünyasının nabzını tutan, ekonomiden teknolojiye, girişimcilikten liderliğe kadar geniş bir yelpazede analizler sunan bağımsız bir göz. Kurumsal dinamikleri, piyasa trendlerini ve gücün arkasındaki stratejileri sorgulayan yazılarıyla Patronkoltugu.com okurlarına...

İlgili İçerikler